Skip to content

KİMİM BEN

Çocukluk: Bir çocuk… 80′lerin ortasında dünyaya gelmiş… Memur çocuğu… O zamanların bilgisayarı olan, commadore 64 ile büyülenen ve “Bu büyülü şeyin sırrını öğrenmeliyim” diyen binlerce çocuktan biri.

Commadore - 64

Commadore – 64

Tabi bu gizemli cihazın büyüsünün kaynağı, tartışmasız oyunlardı. Şimdikilerin üç boyutlu oyunlardan ziyade bunun 8 bitli oyunları bir ayrı zevk veriyordu. Belkide bir çocuğun hayal gücüydü, o kare kare oyunları zevkli kılan. Belki oyun çeşitliliğinin yokluğu idi. Ama üstteki büyülü cihaz ile geçen saatler, ona daha çok bağlanmama sebeb oluyordu. Ve tabi bağlanma sebebi aslında büyülü kutunun içindeki sırdı.

Google’un yokluğunda, “abilere” sorarak öğreniyordum. Ve tüm büyünün sırrı alttaki ekranı görerek farkına vardım:

Basic Dili

Basic Dili

Zamanla bu mavi ekranla ilk komut satırlarını yazarak “Hesap Makinesi” yapmıştım. 9-10 yaşında bir çocuk bu makinenin sırrını çözmeye başlamıştı. Bu ilk adımdı. Analitik düşünme, adım adım planlama ve daha birçok pozitif bakış açısını kazandıran bu makine ve bu mavi ekranın değeri çok farklıdır bende. Çocukluk dönemime etkisi çoktur.

Gençlik: İlk kişisel bilgisayarların yayıldığı dönemi, ailenin ekonomik darlığı sebebi ile biraz geç tanıştım bilgisayarla. İlk 1996 yılında kisisel bilgisayarimla tanıştım. Windows 95 açılışı… ve üstteki basitlikten karmaşık bir dünya karşımdaydı. Paint açıp resimler çizme, WordPad ile basic kodları yazma, ve windows 95′in orasını burasını kurcalama…. O bilgisayar benim Gizemli dünyanın, anahtarıydı. Ve o dünyada bolca gezdim. keşfettim. O dönemlerde, yaşıtlarımdan bir fazla keşif yapıyordum. Okulda basketbol, hentbol, okul sonrasında ise sokakta diğer çocuklar gibiydim onlardan farkım eve geçince başlardı. Bilgisayar dünyasının keşfi. Yazılım olarak pek bir şey yapamasamda, Commadore 64 ten sonra kaçırdığım şeyleri yakaladım. Tam yazılıma yani bilgisayarı programlamaya başlayacak altyapıyı oluşturmuştum ki, Türkiye’de her çocuğun kabusu ÖSS stresi başladı. Bilgisayar ile yine ayrıldı yollarımız. 3 yıllık arada, bilgisayarla sadece Counter Strike, Age of Empires 2, Red Alert gibi efsanevi oyunlarla internet cafeleri zengin ettim. Zaten ondan sonra Üniversite yılları…

Üniversiteli Genç;  Türkiye’nin las vegas’ı; Kıbrıs. Güzel yıllarda, bilgisayar keşfinin devamı ve bunun adına hayat adına keşifler….  ve okulla mücadele…  Bu yıllarda okul, aile yani hayat karmaşasında savaş…. Üniversite sonunda, Seray UZGUR arkadaşımla (nam-ı değer Partnır) bitirme projesinde “The Best Project” seçilmiş ve üniversiteden mezun olmuştum. Artık bilgisayar büyülü değildi. Her sırrını bildiğim, mantığını yürüttüğüm, tüm numaralarını bildiğim bir sahne gösterisi oldu.

En büyük asker BEN; üniversiteyi bitirince orada burada koşuşturmanın ardından, askerlik yapmaya karar verdim tescil bozdurarak askerliğe gittim. Yer : 4. Köprülü Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı, Çukurca / HAKKARİ.  Uzak doğu çıkınca ailede tedirginlik başladı. Ama “Her Türk Asker Doğar.” sözünün benimseyip, “Atatürk kayalıkları” nın ardına  Köprülü’ye gittim. Kısa dönem askerlik sonrası eve dönüş.

 

4. Köprülü Jandarma sınır komutanlığı-Çukurca/HAKKARİ

4. Köprülü Jandarma sınır komutanlığı-Çukurca/HAKKARİ

Askerlik, bir erkeğin her kısmında önüne çıkan bir engeldi. Artık ortadan kalkmıştı. Geriye hayatı rolantiye alıp ilerlemek, ilerlerken; küçüklüğümde beni büyüleyen bu kutunun, numaralarını kapmak ve sizlere sahne gösterisini devam ettirmek isterim. İnsanlar hayatlarında mistik birşeyler bulmalı ve ona bağlanmalı, ben bağlandım. Bundan sonra neler olacak ? Kim bilir…